Kurumların çoğu ihtiyacını hazır yazılımlar karşılıyor. Karşılamadığı yerler ise genellikle kurumu kendine özgü kılan süreçler oluyor: kendi onay akışı, kendi mevzuatı, sahada kullandığı kendi cihazı. Biz bu bölümü baştan ele alıyoruz; süreci çıkarıyor, veri modelini kuruyor, yazılımı geliştiriyor ve devreye alıyoruz. İhtiyacın fiziksel bir tarafı varsa kart tasarımı ve gömülü yazılım da bu işin parçası; zincirin hiçbir halkası dışarıya devredilmiyor.
Her ihtiyaç doğrudan geliştirmeye geçilebilecek olgunlukta gelmiyor. Böyle işlerde fizibilite ve prototip çalışmasını ayrı bir aşama olarak yürütüyoruz; işin hangi maliyetle ve hangi risklerle çözüleceği burada ortaya çıkıyor. Geliştirmeye ancak bu sorular cevaplandıktan sonra geçiyoruz.
Kurumsal sistemler ve mobil uygulamalar geliştiriyoruz. İşe veri modelinden başlıyoruz; hangi bilginin nerede tutulduğu netleşmeden çizilen bir ekran, ihtiyaç değiştiğinde baştan yazılmak zorunda kalıyor. Veri göçü, kullanıcı eğitimi ve ilk dönem desteği de aynı işin parçası sayılıyor.
Şematik tasarım, baskı devre, gömülü yazılım ve saha kurulumu bizde kalıyor. Yazılımla elektroniğin birlikte çalıştığı projelerde sorunlar genellikle iki tarafın birbirine devrettiği noktalarda çıkıyor. Devir olmadığı için bu noktalar daha tasarım aşamasındayken konuşuluyor.
Altı alanda çalışıyoruz. Bir projede çoğu zaman birkaçı birden devreye giriyor; sahadan veri toplayan bir sistemde elektronik, gömülü yazılım, bulut tarafı ve yönetim arayüzü aynı işin parçaları oluyor.
Bir fikrin teknik olarak çözülebilir olup olmadığını belirlemek, kavramı doğrulamak ve çalışan bir prototipe dönüştürmek.
Hazır ürünlerin karşılamadığı iş süreçleri için, veri modelinden arayüze kadar kuruma özel geliştirilen sistemler.
Saha ve kullanıcı tarafında çalışan, çevrimdışı koşulları ve cihaz donanımını hesaba katan mobil uygulamalar.
Şematik tasarımdan baskı devreye, gömülü yazılımdan prototip üretimine kadar elektronik donanım geliştirme.
Sahadaki cihazlardan veri toplayan, ileten, işleyen ve izlenebilir hâle getiren uçtan uca sistemler.
Kurumun kendi verisi ve kendi süreç kuralları üzerinde çalışan; belge okuyan, soru cevaplayan ve iş akışını yürüten uygulamalar.
Çözülebilirliği belirsiz bir işe teklif vermeden önce teknik bir değerlendirme yapıyoruz. Bu değerlendirme yalnızca işin yapılabilir olup olmadığını göstermiyor; sizin açınızdan doğru yatırım olup olmadığını da ortaya koyuyor. Bazen sonuç, işin şimdilik yapılmaması yönünde çıkıyor.
Ne yapılacağı kadar ne yapılmayacağı da baştan yazılıyor. Kapsam dışında bırakılan maddeler, proje ilerlerken gelen yeni taleplerin nasıl ele alınacağını da belirliyor. Böylece yeni bir talep geldiğinde tartışma, o işin kapsamda olup olmadığı üzerinden değil ne zaman yapılacağı üzerinden yürüyor.
Veri göçü, kullanıcı eğitimi ve ilk dönem desteği kapsamın içinde yer alıyor. Bir sistemin kullanıma geçmesi, kodun tamamlanmasından ayrı bir aşama; bunu ayrı planlıyor ve ayrı takip ediyoruz.
Teklifte verilen performans ve kapasite sayılarının teslimde karşılığının bulunması gerekiyor. Bu yüzden ölçemediğimiz bir performansı ya da doğrulayamadığımız bir kabiliyeti taahhüt etmiyoruz. Bir sorunun cevabı ölçüm gerektiriyorsa, önce o ölçümü yapıyoruz.
Kurumsal web siteniz, e-ticaretiniz ve web uygulamalarınız için grubun yazılım ve dijital markası Netloji devrede. Tasarımından altyapısına, yayına alınmasından sonraki bakımına kadar hepsi tek elden yürüyor; siz kendi işinize bakıyorsunuz.
Netloji'nin geliştirme çatısı ve etrafında büyüyen tool set. DB designer, agentic native code & DAL generator, AI coding için MCP tabanlı dev asistan — üçü de aynı hattın üzerinde çalışıyor. Bir projenin tekrar eden iskeleti buradan çıkıyor, asıl işe ayrılan zaman artıyor.
Modüler, API-first içerik yönetimi. Veri tabanı ve panel tarafı için kod yazmayı gerektirmiyor; içerik doğrudan API üzerinden alındığı için web, mobil ya da başka bir istemci aynı kaynakla çalışıyor. Yeni bir kanal açmak, yeni bir yönetim ekranı yazmak anlamına gelmiyor.
Dosyaları hash'lenmiş URL ile publish eden içerik sunucusu. Yüklenen her dosya kendi adresinden yayına açılıyor; API'yi kullanan her platform aynı içeriği paylaşıyor. Uygulamanın kendi sunucusunu dosya deposu gibi kullanma zorunluluğu kalkıyor.
Bu üç isim hattın görünen tarafı. Arkasında background servislerden plugin altyapısına, veri ve içerik araçlarına uzanan bir dev tooling katmanı çalışıyor; her yeni proje bu katmana bir araç daha bırakıyor.